Riva | İstanbul, 2019
Peyzaj Proje ve Uygulama
İstanbul Riva Konakları’nda, orman dokusu içerisinde konumlanan bu konut peyzaj uygulama projesi; doğal çevreyle uyumlu, sade ve zamansız bir dış mekan kurgusu oluşturma hedefiyle tasarlanmış ve uygulanmıştır. Projenin temel tasarım yaklaşımı, çevredeki doğal peyzajı ön plana çıkaran minimal çizgiler üzerine kurulmuş; gereksiz görsel yoğunluktan kaçınılarak malzeme, bitki ve mekansal organizasyon arasında dengeli bir kompozisyon oluşturulmuştur.
Mevcut bahçe kullanımında en önemli sorunlardan biri, teras alanının kullanıcı ihtiyaçlarını karşılayacak büyüklükte olmamasıydı. Bu doğrultuda teras yeniden ele alınmış; ölçüleri genişletilmiş, formu yeniden kurgulanmış ve döşeme malzemeleri tasarımın genel diliyle uyumlu olacak şekilde yenilenmiştir. Böylece açık alan, oturma, dinlenme ve yeme-içme işlevlerini aynı anda karşılayabilen, konforlu ve işlevsel bir yaşam mekanına dönüştürülmüştür.
Arazinin doğal topoğrafyası tasarımın temel girdilerinden biri olarak değerlendirilmiş, mevcut eğim minimum müdahale ve güvenlik prensibiyle kullanılabilir alanları artırmak amacıyla parapet duvarlarla kontrollü teraslamalar oluşturulmuştur. Bu yaklaşım sayesinde hem araziye doğal karakterini kaybettirmeden müdahale edilmiş hem de farklı kotlarda güvenli ve işlevsel kullanım alanları elde edilmiştir.
Bahçe içerisindeki dolaşım sistemi, kullanıcı deneyimini kesintisiz kılacak şekilde yeniden planlanmıştır. Merdiven inişinden itibaren devam eden çakıl derzli doğal adım taşları, hem yönlendirme elemanı hem de peyzaj kompozisyonunun önemli bir parçası olarak tasarlanmıştır. Geçirgen yüzey anlayışını destekleyen bu çözüm, doğal malzeme karakteri sayesinde orman peyzajıyla güçlü bir görsel bütünlük oluştururken, bahçedeki dolaşımı yalın ve akıcı bir şekilde tanımlamaktadır.
Minimal geometriler üzerine kurulu sert zemin tasarımı, iklim koşullarına uygun seçilen bitkisel kompozisyonlarla dengelenmiştir. Farklı doku, form ve tonlara sahip bitki grupları kullanılarak sert peyzaj elemanlarının oluşturduğu keskin çizgiler yumuşatılmış; yıl boyunca değişen renk ve mevsimsel etkilerle yaşayan, dinamik bir bahçe atmosferi oluşturulmuştur. Bitki seçimlerinde düşük bakım ihtiyacı, ekolojik uyum ve sürdürülebilirlik kriterleri ön planda tutulmuştur.
Ev sahibinin mimarlık disiplinine ve sanat anlayışına duyduğu profesyonel ilgi, peyzaj tasarımının önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmiştir. Bahçenin farklı odak noktalarına yerleştirilen heykeller, yalnızca dekoratif öğeler olarak değil, mekan deneyimini güçlendiren sanatsal duraklar olarak ele alınmıştır. Böylece bahçe, doğal peyzaj ile çağdaş sanatın bir araya geldiği, açık hava galerisi niteliği taşıyan özgün bir yaşam alanına dönüşmüştür.
Bitkilendirme alanlarında sürdürülebilir bakım anlayışını desteklemek amacıyla toprak yüzeylerinde doğal ağaç kabuğu uygulaması tercih edilmiştir. Bu uygulama; topraktaki nemin korunmasına, buharlaşmanın azaltılmasına ve yabani ot oluşumunun kontrol altına alınmasına katkı sağlarken, bitkilerin su tüketimini azaltarak daha sağlıklı gelişim göstermelerine olanak tanımaktadır. Aynı zamanda doğal dokusuyla bitkisel tasarımı görsel açıdan zenginleştiren uygulama, orman karakteriyle uyumlu doğal bir zemin etkisi oluşturmuştur.
Sonuç olarak proje; orman ekosistemine saygılı yaklaşımı, topoğrafyayı doğru değerlendiren mekansal çözümleri, minimal tasarım dili ve sanatla bütünleşen peyzaj anlayışı sayesinde kullanıcı ihtiyaçlarına cevap veren, doğayla güçlü ilişki kuran ve sürdürülebilir yaşam ilkelerini destekleyen nitelikli bir peyzaj uygulaması olarak hayata geçirilmiştir.